Araştırmacı-Yazar-Şair-Bürokrat
RSS ikonu Email ikonu Ana Sayfa ikonu
  • HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI

    Kategori Haziran 1st, 2009 Hakkı YURTLU Yorum yok

                    Bu türküyü her ne zaman dinlesem, yahut sizler dinleseniz, merhum Nida TÜFEKÇİ’yi yâd etmeden edemeyiz doğrusu. Merhum TÜFEKÇİ, Yozgat yöresinden derlediği birçok ezgiyle yörenin kültürel dokusunu tarihe nakşettirmiştir. Yozgat’ın adını duyurabildiği kadar duyurabilmiştir uzaklara. Adeta Yozgat’ın sembolü olan “Sürmeli” adlı türküyle de zirveye taşımıştır Yozgat kültürünü. İşte, bu türkülerden birisi de “Hastane Önünde İncir Ağacı” adlı türküdür. Merhum TÜFEKÇİ Türk müziğinde bir ekol olmayı başarmış; sazı ve sözüyle birçok sanatçıya yol göstermiştir. Kendi doğup büyüdüğü topraklardan derlediği sözleri notaya uyarlayarak, kendi yöresinin kültürel dokusunu ülkesine duyurmaya ve tanıtmaya çalışmıştır. Doğrusu en iyisini ve en haklısını yapmıştır. Bu derlemeler yapılmasaydı, bugün bu türküler “Anonim” diye anons edilecekti. İnanıyorum ki, Yozgat yöresinden derlenen ezgi ve türküleri dinlerken herkes dikkat kesiliyordur. Bu herkesin bağlı doğup büyüdüğü topraklara duyduğu özlem ve saygının birer ifadesidir. Yozgat’ın adını duyurmada, kültürel varlığını tanıttırmada, her türlü hizmet hususunda emeği geçen herkese binlerce teşekkür etsek yine azdır diye düşünüyorum.
    Akdağmadeni’li olması hasebiyle özellikle Akdağmadeni yöresinden de birçok derleme yapmıştır. Bu derlemelerinde kız kardeşi sayın Aysel SEZER hanımefendi ve ilçenin ileri gelenlerinden sayın Nedim AKDAĞ bey de yardımcı olmuşlardır. Gelelim, “Hastane Önünde İncir Ağacı” türküsünün öyküsüne:
    Bu türkü, müzik üstadı merhum Nida TÜFEKÇİ tarafından, Akdağmadeni yöresinden derlenen türkülerin en başında gelmektedir. Komşu kızıyla beşik kertmesi olan genç, askere gider ve yerel ifadeyle “İnce Hastalığa” (Verem) yakalanır.
                 Bunun üzerine asker ocağından hava değişimi alarak, memleketine, yani Akdağmadeni’ne döner. Ne var ki, kızın ailesi, kızlarını bir türlü göstermezler bu genç sevdalıya. Tedavi olup, iyileşmesini şart koşarlar. Nitekim, hastalığından kurtulmak ve tedavi olmak için İstanbul’a gider ve hastanede yataklı tedaviye alınır. Hasta yatağında yatan genç, pencerede gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki dizeleri kaleme alarak, yatağına bırakır ve hayata gözlerini yumar. Ailesinin fakir olması nedeniyle, cenazesi memleketine getirilemeyerek, gurbet elde toprağa verilir. İşte bu sözleri derleyen merhum Nida TÜFEKÇİ notaya uyarlar.

    Hastane önünde incir ağacı, annem ağacı,
    Doktor bulamadı bana ilacı, annem ilacı,
    Baştabip geliyor zehirden acı, annem vay acı.
    Mezarımı kazın, bayıra düze, annem vay düze,
    Yönümü çevirin sıladan yüze, annem vay yüze,
    Benden selam edin hayırsız kıza, annem vay kıza.
    Ağlasın da karalar bağlasın,
    Gurbet elde kaldım diye ağlasın.
    Gurbet elde garip kaldım ağlarım,
    Ateş aldım yüreğimi dağlarım.

    Nakarat

    Garip kaldım, yüreğime dert oldu,
    Ellerin vatanı, bana yurt oldu,

                         İşte, bu türkü Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın THM repertuarında Yozgat yöresinden (Akdağmadeni) Nida TÜFEKÇİ tarafından derlenmiş olarak yer almaktadır. İşte bu bize, yani Yozgatlılara yeter.

                                                                                                                                                                                                                                       İleri Gazetesi 28.05.2003 -Yozgat

    Cevapla

    *